Skip to main content

Godzilla (2014)

Godzilla (2014)

Çocukluk zamanımızın dev kertenkelesini özlediniz mi? Hani sudan çıkıpta şehri yerle bir eden yaratıkları yenişini? Peki ya onun çığlıklarını? Şu anda neredeyse izlediğim hiç bir bölümünü hatırlamasam da Godzilla‘dan bahsediyorum. Bölümleri hatırlamıyorum  ama nasıl keyifle izlediğimi hatırladığımı söylemeliyim.

Kahraman kertenkelemiz filmde dünyanın dengesini oluşumundan beri koruyan bir yaratık olarak aktarılmış. Godzilla filmde doğanın dengesinde köklü değişiklikler yapabilecek kadar güçteki oluşum ve canlıları doğanın dengesini sağlamak amacıyla yok ediyor.  Bu doğrultuda da muhtemelen çizgi dizisinden görmüş olduğum iki tane yaratık ile savaşıyor filmde. Çizgi filmin bölümlerini hatırlamadığımı söyledim yukarıda ancak filmdeki 2 kötü yaratık oldukça tanıdık geldi bana. Tahminime göre çizgi filmde gördüklerim bilinç altımda yer etti ve yaratıkların filmde tanıdık gelmelerine neden oldu 🙂

1999 yılında Filipinler’de yapılan madencilik çalışmaları sırasında tarhi öncesi zamana ait yumurtalar keşfedilir. Keşifler sırasında bir yaratığın madenden çıkıp denize kadar gittiğine dair izler farkedilir ve bundan kısa süre sonra Japonya’da nükleer bir felaket medyana gelir. Radyasyonu besin olarak kullanan bu tarih öncesi yaratıklar bu felaketten sonra felaketin yaşandığı bölgede hapsedilir. Bu süreçte yaratığın radyasyon ile beslenmesine izin verilerek çevrenin zarar görmesi engellenmek istenir. Ancak çiftleşme zamanı geldiğinde yaratık aniden uyanır ve bölgeden kaçıp dünyanın çeşitli şehirlerinide yakıp yıkarak yine madenlerden çıkan dişisiyle çiftleşmek için yollara düşer. Tabi bu iki uçkur sevdalısını durduracak olan kahramanımız Godzilla’dır.

Bilim kurgu, aksiyon, macera türündeki filmin yönetmen koltuğundaki isim Gareth Edwards. Godzilla‘y saymazsak başrolleri  Aaron Taylor-Johnson, Bryan Cranston, Ken Watanabe ve Elizabeth Olsen paylaşıyor.

Devamını Oku

Argo 2013

argo-konuAçıkçası Oscar’da son iki yılda verilen en iyi film ödülleri beni hayal kırıklığına uğratıyor diyebilirim. Hem filmlerin kalitesizliği hemde seçim yapılırken biraz amerikan milliyetçiliğin öne çıkarılırcasına seçimler yapılması ödüllere ve ödül törenine olan saygımı yitirmeme neden oldu diyebilirim. Her neyse konuyu uzatmadan filme geçiyorum.

Film 1970’li yıllarda İran’da çıkan sorunlardan sonra İran’da rehin kalan 60 kadar konsolosluk görevlisinin yanlarından kaçan 6 tane görevliyi İran’dan çıkarma operasyonu ile ilgili. O sıralarda İran’da Amerikalı’lara karşı olan kinden dolayı hiç bir Amerikalı’nın sokağa adım atacak cesareti yok ve çıkanlarda sahte bir yargılamadan sonra idam ediliyor. Ülkeden bu altı görevliyi çıkarmak için çok farklı bir plana ihtiyaç var ve kahramanımız Ben Affleck bu noktada devrede.

İran’dan rehineleri çıkarmak için sahte bir film ekibi kuran Ben Affleck ülkeye kanada vatandaşı olarak girer ve diğer altı görevliyide yine sahte evraklar ile Kanada vatandaşı gibi gösterir. Fazla spoiler vermeyeyim. Konu bu şekilde ilerliyor.

Argo ilk sahnede belirtildiğine göre gerçek hayattan uyarlama bir film. Filmdeki yıldız oyuncularımız Ben Affleck, Bryan Cranston, John Goodman. Filme IMDb’de 140.000 kişi tarafından 8 ortalama puan verilmiş. Ama ilk paragraftaki düşünceme göre bu puanlama kesinlikle yanlı bir puanlama. Filmde ne senaryosu ne oyunculuğu bakımından kesinlikle Oscar’lık bir durum göremedim.

Filmin aldığı ödüller ise; en iyi film ödülü, en iyi uyarlama film ödülü ve en iyi film kurgu ödülü.

Devamını Oku